Ana Sayfa  /  Uzmanlık Alanları  /  Koroner Bypass Cerrahisi

Uzmanlık Alanları

Koroner Bypass Cerrahisi

Koroner bypass cerrahisi, kalbi besleyen damarlardaki darlık ya da tıkanıklıkların ötesine vücuttan alınan damarlarla yeni bir kan yolu oluşturulmasıdır. Aşağıda belirtiler, tanı, tedavi seçenekleri ve iyileşme süreci özetlenmiştir.

Koroner Arter Hastalığı Nedir?

Kalp kası, ihtiyaç duyduğu oksijen ve besini koroner arterler adı verilen damarlar aracılığıyla alır. Zamanla bu damarların iç yüzeyinde yağ, kolesterol ve kalsiyumdan oluşan plaklar birikebilir; bu sürece ateroskleroz (damar sertliği) denir. Plaklar büyüdükçe damar daralır ve kalp kasına ulaşan kan miktarı azalır.

Koroner bypass cerrahisi, daralmış ya da tıkanmış bölgenin ötesine kan taşıyacak yeni bir yol oluşturma ameliyatıdır. Bu amaçla genellikle göğüs duvarının iç yüzündeki atardamar (internal torasik arter), bacaktan alınan toplardamar (safen ven) veya ön koldan alınan atardamar (radiyal arter) kullanılır. Bu damarlara greft adı verilir. Ameliyatın amacı kalp kasının yeterli kanlanmasını sağlamak, yakınmaları azaltmak ve uygun hastalarda uzun dönemde kalp krizi riskini düşürmektir.

Hangi Belirtilerle Ortaya Çıkar?

Koroner arter hastalığı uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Yakınmalar çoğunlukla damar belirgin şekilde daraldığında ortaya çıkar:

  • Efor, stres veya soğukla artan, dinlenince azalan göğüs ağrısı ya da baskı hissi (anjina)
  • Ağrının sol kola, çeneye, sırta veya mide bölgesine yayılması
  • Nefes darlığı ve çabuk yorulma
  • Terleme, çarpıntı ve baş dönmesi

Kadınlarda, ileri yaştaki kişilerde ve diyabet hastalarında belirtiler daha silik olabilir. Dinlenmekle geçmeyen, birkaç dakikadan uzun süren ya da giderek artan göğüs ağrısı kalp krizinin belirtisi olabilir; bu durumda vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır.

Bypass cerrahisi genellikle birden fazla ana damarda ileri darlığı olan, sol ana koroner arterde önemli darlık bulunan, diyabetle birlikte yaygın damar hastalığı olan ya da kalbin pompa gücü azalmış hastalarda değerlendirilir.

Tanı Nasıl Konur?

Tanı süreci ayrıntılı bir öykü ve fizik muayeneyle başlar. Hekim; yakınmaların niteliğini, risk etkenlerini (sigara, yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, ailede erken yaşta kalp hastalığı) ve kullanılan ilaçları değerlendirir. Ardından gerekli görülen tetkikler planlanır:

  • Elektrokardiyografi (EKG): Kalbin elektriksel etkinliğini kaydeder.
  • Ekokardiyografi (kalp ultrasonu): Kalbin pompa gücünü ve kapakların durumunu gösterir.
  • Efor testi veya görüntüleme destekli stres testleri: Kalp kasının yük altındaki kanlanmasını değerlendirir.
  • Koroner BT anjiyografi: Damar içine kontrast madde verilerek çekilen tomografiyle koroner damarları görüntüler.
  • Koroner anjiyografi: Kasık veya bilekten ilerletilen ince bir kateterle damarların ayrıntılı haritasını çıkarır.

Tedavi kararında anjiyografi bulguları önemli rol oynar. Karmaşık durumlarda kardiyolog ve kalp cerrahının birlikte yer aldığı kalp ekibi ortak bir değerlendirme yapar.

Tedavi Seçenekleri

Koroner arter hastalığının tedavisi; darlıkların yeri ve yaygınlığına, yakınmalara, kalp işlevine, eşlik eden hastalıklara ve hastanın tercihlerine göre kişiye özel planlanır. Başlıca seçenekler şunlardır:

  • İlaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri: Her hastada tedavinin temelini oluşturur. Kan sulandırıcılar, kolesterol düşürücüler, tansiyon ve kalp hızını düzenleyen ilaçlar kullanılabilir.
  • Perkütan koroner girişim (balon ve stent): Anjiyografi sırasında daralan bölge balonla genişletilir ve çoğunlukla stent yerleştirilir. Sınırlı sayıda ve uygun yapıdaki darlıklarda sık tercih edilir.
  • Koroner bypass cerrahisi: Çok damar hastalığı, sol ana koroner arter darlığı, diyabetle birlikte yaygın darlıklar ya da stentin teknik olarak uygun olmadığı durumlarda öne çıkar.

Bypass ameliyatı çoğunlukla kalp-akciğer makinesi eşliğinde yapılır; uygun hastalarda kalp çalışırken (atan kalpte) de uygulanabilir. Hangi yöntemin seçileceğine kalp ekibi, hastayla birlikte karar verir.

Ameliyat Süreci ve İyileşme

Ameliyat öncesinde kan tahlilleri, akciğer grafisi ve gerekli diğer tetkikler yapılır; kan sulandırıcı ilaçlar hekimin önerisine göre düzenlenir. Ameliyat genel anestezi altında yapılır ve süresi bypass sayısına göre değişmekle birlikte genellikle birkaç saattir.

Ameliyat sonrası ilk gün çoğunlukla yoğun bakımda geçirilir. Hastanede kalış süresi hastanın durumuna göre değişir; çoğu hastada yaklaşık bir hafta kadardır. Göğüs kemiğinin kaynaması için ilk 6-8 hafta ağır kaldırmaktan ve zorlayıcı kol hareketlerinden kaçınılması önerilir. Araç kullanma, işe dönüş ve günlük etkinlikler konusunda hekimin önerileri izlenmelidir.

Uzun dönemde greftlerin açık kalmasında yaşam tarzı önemli rol oynar: sigaranın bırakılması, ilaçların düzenli kullanılması, dengeli beslenme, kilo kontrolü ve hekim önerisiyle düzenli egzersiz. Kardiyak rehabilitasyon programları iyileşme sürecini destekler. Düzenli kontrol muayeneleri aksatılmamalıdır.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Sağlık durumunuzla ilgili kararlar için mutlaka hekiminize danışınız. Acil durumlarda 112’yi arayınız.

Acil durumlarda

Ani başlayan şiddetli göğüs veya sırt ağrısı, nefes darlığı, konuşma bozukluğu, kolda ya da bacakta ani güç kaybı veya bacakta ani ağrı ve soğukluk gibi durumlarda vakit kaybetmeden 112‘yi arayınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Merak edilenler

Stent işleminde anjiyografi sırasında daralmış damar içeriden balonla genişletilir ve metal bir kafesle desteklenir; göğüs açılmaz. Bypass ise daralmış bölgenin ötesine yeni bir damar köprüsü kurulmasını sağlayan cerrahi bir işlemdir. Hangisinin uygun olduğu; darlıkların sayısı, yeri ve karmaşıklığı, diyabet varlığı ve kalbin pompa gücü gibi etkenlere göre belirlenir. Karar, kardiyolog ve kalp cerrahının ortak değerlendirmesiyle, hastanın tercihleri de dikkate alınarak verilir.

Greftlerin açık kalma süresi kullanılan damarın türüne, hastalığın yaygınlığına ve ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlıdır. Göğüs duvarından alınan atardamar greftlerinin uzun yıllar açık kalma olasılığı genellikle yüksektir; bacaktan alınan toplardamar greftlerinde ise zamanla daralma görülebilir. Sigarayı bırakmak, kolesterolü ve tansiyonu kontrol altında tutmak, ilaçları düzenli kullanmak greftlerin korunmasına önemli katkı sağlar.

Çoğu hasta taburculuğun ardından günlük işlerini yavaş yavaş yapmaya başlar. Yürüyüşler kısa mesafelerle başlar ve kademeli olarak artırılır. Göğüs kemiğinin kaynaması için ilk haftalarda ağır kaldırmaktan kaçınılmalıdır. İşe dönüş, işin niteliğine göre genellikle birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişir. Her hastanın iyileşme hızı farklı olduğundan dönüş zamanlaması, kontrol muayenelerinde hekimle birlikte planlanır.

Atan kalpte bypass, kalp-akciğer makinesi kullanılmadan kalp çalışırken yapılan bir tekniktir. Örneğin aort damarında ileri kireçlenme olan bazı hastalarda tercih edilebilir. Ancak damarların yapısı, darlıkların yeri ve kalbin durumu her hastada bu yönteme uygun olmayabilir. İki yöntemin de kendine özgü avantajları ve sınırlılıkları vardır. Hangi tekniğin kullanılacağı, ameliyat öncesi değerlendirmede hastanın özelliklerine göre cerrahi ekip tarafından belirlenir.

Muayene ve Bilgi

Medipol Mega Üniversite Hastanesi

Doç. Dr. Hasan Erdem, Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nde hastalarını kabul etmektedir. Muayene gün ve saatleri hakkında bilgi almak için hastanenin çağrı merkezine ulaşabilirsiniz.